Endometrium kanseri nedir? Endometrium kanseri belirtileri (VIDEO)
Endometrium kanseri, rahmin iç yüzeyini döşeyen endometrium dokusundan gelişen kanserdir ve halk arasında rahim kanseri ya da rahim duvarı kanseri olarak bilinir.
Menopoza girdikten sonra yeniden kanamaya başladıysanız, bu durum endometrium kanserinin ilk ve çoğu zaman tek belirtisi olabilir.
İyi haber şu: Bu kanser çoğu hastada kanama sayesinde erken evrede fark edilir ve erken evrede tedavi başarısı oldukça yüksektir.
Endometrium kanseri nedir?
Endometrium, rahmin iç duvarını döşeyen ve bezlerden zengin bir dokudur. Üreme çağında her ay östrojen etkisiyle kalınlaşır, gebelik olmazsa adet kanaması ile dökülür. Menopozdan sonra ise östrojen düşer ve endometrium normalde incelir, hatta neredeyse silinir.
Endometrium kanseri, bu dokuyu oluşturan bez hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkar. Gelişmiş ülkelerde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserdir ve görülme sıklığı yıllar içinde artmaktadır. Bu artışta obezite ve diyabetin yaygınlaşmasının payı büyüktür.
Muayenehanede sık yaşadığım bir karışıklığı baştan netleştireyim: Endometrium kanseri ile rahim ağzı kanseri aynı hastalık değildir. Rahim ağzı kanseri HPV ile ilişkilidir ve smear testiyle taranır.
Endometrium kanseri ise rahim içinden kaynaklanır ve smear testiyle güvenilir biçimde yakalanamaz. “Smear’ım temiz çıktı, o halde rahmimde sorun yoktur” cümlesini çok duyuyorum ve bu yanlış bir güvenlik hissi yaratıyor. Rahim ağzı kanserini daha ayrıntılı anlattığım yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Endometrium kanserinin türleri
Endometrium kanserlerinin büyük çoğunluğu endometrioid tipte olup genellikle daha yavaş seyreder ve erken evrede yakalanır. Daha az görülen seröz, berrak hücreli ve karsinosarkom gibi tipler ise daha agresif davranabilir. Bu ayrım, tedavi planını doğrudan etkilediği için patoloji sonucunu çok dikkatle değerlendiririz.
Endometrium kanserinin belirtileri nelerdir?
Endometrium kanserinin en önemli bulgusu anormal vajinal kanamadır. Hastaların büyük bölümü hastalıkla tam olarak bu şikâyet nedeniyle başvurur.
Menopozdan sonra gelen kanama
Menopozdan sonra görülen tek bir damla kanama bile mutlaka araştırılmalıdır. Bu, pembe bir lekelenme de olsa, ilişki sonrası gelen kanama da olsa, iç çamaşırında yalnızca bir iz de olsa geçerlidir.
Kliniğimde çok sık karşılaştığım tipik bir tablo var: Menopozu üzerinden birkaç yıl geçmiş, 55-60 yaşlarında bir hasta, “Doktor bey, sadece iç çamaşırımda pembe bir leke gördü, bir kere oldu, geçti” diyerek aylar sonra geliyor.
Çoğu zaman bu kanama endometrium kanseri değil, atrofi, polip ya da hormon etkisi gibi iyi huylu bir nedene bağlı çıkıyor. Ancak menopoz sonrası kanaması olan kadınların küçük ama gözardı edilemeyecek bir bölümünde (literatürde kabaca yüzde 5-10 arasında) altta kanser yatıyor.
Bu nedenle benim kuralım nettir: Menopoz sonrası kanama, aksi ispat edilene kadar ciddiye alınır. Kanamanın az olması kanserin de “az” olduğu anlamına gelmez.
Menopoz öncesi dönemde dikkat edilmesi gereken kanamalar
Endometrium kanseri yalnızca menopoz sonrası bir hastalık değildir. Daha genç kadınlarda da şu durumlar uyarıcı olabilir:
- Adet dışında gelen, düzensiz kanamalar
- Alışılmışın çok üzerinde, uzun süren ve ped değiştirmeyi güçleştiren adet kanamaları
- Özellikle 45 yaş üstünde, aniden başlayan düzensiz kanama düzeni
- Obezite, polikistik over sendromu veya uzun süreli adet düzensizliği öyküsü ile birlikte seyreden kanamalar
Burada sık gördüğüm bir hata var: 40’lı yaşlarda düzensiz kanaması olan kadına “premenopoz, hormonal bozukluk” denip yıllarca ilaçla idare edilmesi. Hormonal nedenler çok yaygındır, bu doğru.
Ancak risk faktörü taşıyan, tedaviye yanıt vermeyen veya giderek artan kanamalarda rahim içinin mutlaka örneklenmesi gerekir. Daha ayrıntılı bilgiyi adet kanaması düzensizlikleri ve rahim duvarı kalınlaşması konularında web sitemde bulabilirsiniz.
Diğer belirtiler
Hastalık ilerledikçe sulu veya kötü kokulu vajinal akıntı, alt karın veya pelvik bölgede ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı, idrar yaparken rahatsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı görülebilir. Bu bulgular genellikle daha ileri evrelerde ortaya çıkar. Kanama ise çoğu zaman çok daha erken bir uyarı verdiği için hastalığın “kendini erken ele veren” kanserlerden biri olması bizim için büyük bir avantajdır.
Endometrium kanseri neden olur? Risk faktörleri
Endometrium kanserinin gelişiminde östrojen hormonunun uzun süre, progesteron tarafından dengelenmeden endometriuma etki etmesi önemli rol oynar. Bu temel mekanizmaya bağlı olarak risk faktörlerini şöyle sıralayabiliriz:
- İleri yaş, özellikle menopoz sonrası dönem
- Obezite (yağ dokusu östrojen üretir ve bu etki endometriumu sürekli uyarır)
- Diyabet ve insülin direnci
- Hiç doğum yapmamış olmak, uzun süreli yumurtlama bozuklukları ve polikistik over sendromu
- Adetin erken başlaması ve menopozun geç gelmesi
- Progesteron eklenmeden, tek başına östrojen kullanımı
- Meme kanseri tedavisinde kullanılan tamoksifen
- Endometrial hiperplazi (rahim duvarı kalınlaşması), özellikle atipi varsa
- Lynch sendromu gibi kalıtsal yatkınlık durumları ve ailede rahim, kalın bağırsak veya yumurtalık kanseri öyküsü
Bu listeyle ilgili vurgulamak istediğim iki nokta var. Birincisi, risk faktörlerinin çoğu değiştirilebilir ya da kontrol altına alınabilir olanlardır. Kilo yönetimi ve diyabet kontrolü gerçekten fark yaratır. İkincisi, hiçbir risk faktörü taşımayan kadınlarda da endometrium kanseri görülebilir. Bu yüzden “benim riskim yok” düşüncesi, anormal bir kanamayı görmezden gelmek için bir gerekçe olmamalıdır.
Endometrium kanseri nasıl teşhis edilir?
Tanı süreci birkaç adımdan oluşur ve hepsi poliklinik düzeyinde başlayabilir.
Muayene ve transvajinal ultrason
İlk adım ayrıntılı jinekolojik muayene ve transvajinal ultrasondur. Ultrasonda endometrium kalınlığını, rahim içindeki polip veya kitleleri değerlendiririz. Menopoz sonrası kanaması olan bir kadında endometrium kalınlığı ince ise kanser olasılığı düşüktür, kalın ise daha ileri inceleme gerekir. Ancak ultrason tek başına “kanser var” ya da “kanser yok” diyemez. Kesin tanı için doku örneği gerekir.
Endometrial biyopsi ve histeroskopi
Tanıyı kesinleştiren yöntem, rahim içinden alınan örneğin patolojik incelemesidir. Bu örnek çoğu zaman muayenehane koşullarında, anestezi gerektirmeden alınabilen endometrial biyopsi ile elde edilir. Gerektiğinde histeroskopi (rahim içine kamera ile bakma) yapılır; böylece polip veya şüpheli alan gözle görülerek doğrudan örneklenir.
Smear testinin bu hastalığı yakalamak için tasarlanmadığını bir kez daha hatırlatmak isterim. Rahim içi hastalık, rahim içinden örnek alınarak değerlendirilir.
Evreleme için ileri incelemeler
Kanser tanısı konduğunda hastalığın ne kadar yayıldığını değerlendirmek için pelvik MR, gerektiğinde akciğer ve karın bölgesini inceleyen tomografi ya da PET-BT gibi görüntülemeler kullanılır. Planlama, tek bir testle değil, bu bilgilerin birlikte yorumlanmasıyla yapılır.
Endometrium kanserinde doğru evreleme ve cerrahın tecrübesi neden bu kadar önemli?
Videoda da vurguladığım gibi, bu hastalıkta doğru evreleme, doğru cerrahi ve cerrahın tecrübesi tedavinin kaderini belirler. Kendi görüşüm şudur: İlk ameliyat, hastanın tek ve en değerli şansıdır.
Maalesef zaman zaman şu senaryoyla karşılaşıyorum: Kanama şikâyetiyle ya da “iyi huylu” düşünülen bir nedenle rahmi alınmış bir hastanın patoloji sonucunda beklenmedik şekilde kanser çıkması.
Bu durumda ilk ameliyat, hastalığın yayılımını değerlendirmeye yönelik adımlar atılmadan yapılmış olabilir ve hastayı ikinci bir ameliyata veya gereksiz ek tedavilere yönlendirebiliriz. Doğru planlanmış bir ilk ameliyat, hem aşırı tedaviyi hem de eksik tedaviyi önler.
Bu nedenle kanser tanısı konulan ya da güçlü şüphe bulunan hastaların, jinekolojik onkoloji cerrahisi konusunda eğitim almış bir uzman tarafından değerlendirilmesini öneriyorum.
Ben de Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği (ESGO) tarafından verilen Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Diploması sahibi bir cerrah olarak bu hastalığın tedavisini günlük pratiğimin merkezinde yürütüyorum. Eğitimim ve deneyimim hakkında daha fazla bilgiyi Hakkımda sayfasında bulabilirsiniz.
Endometrium kanseri nasıl tedavi edilir?
Cerrahi tedavi
Tedavinin temelini ameliyat oluşturur. Standart yaklaşımda rahim, her iki tüp ve yumurtalık çıkarılır. Böylece hastalığın rahim duvarındaki derinliğini ve yayılımını net olarak görürüz. Hastalığın özelliğine göre bölgesel lenf nodlarının değerlendirilmesi de planlanır; günümüzde birçok hastada tüm lenf bezlerini çıkarmak yerine “sentinel (bekçi) lenf nodu” yöntemiyle yalnızca ilk drene olan bezleri değerlendirmek mümkündür. Bu yaklaşım, lenf ödemi gibi komplikasyon riskini azaltırken evreleme doğruluğunu korur.
Uygun hastalarda bu ameliyatı laparoskopik, yani kapalı yöntemle yapıyorum. Kapalı cerrahi, daha küçük kesilerle daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış ve daha hızlı günlük hayata dönüş sağlar. Endometrium kanserinin laparoskopik tedavisi, hastalığın erken evrede yakalanması sayesinde birçok hasta için çok uygun bir seçenektir.
Ameliyat sonrası ek tedaviler
Ameliyat sonrası patoloji, moleküler sonuçlar ve evre birlikte değerlendirilerek ek tedavi gerekip gerekmediğine karar verilir. Birçok erken evre hastada başka tedaviye gerek kalmaz. Gerektiğinde radyoterapi (özellikle vajinal brakiterapi dahil), kemoterapi, hormon tedavisi veya hedefe yönelik tedaviler planlanır. Yani herkes için aynı protokol uygulanmaz; tedavi, tümörün kendi özelliklerine göre kişiselleştirilir.
Genç hastalarda doğurganlığı koruyucu yaklaşımlar
Çok seçilmiş durumlarda, yani genç, çocuk sahibi olmak isteyen, erken ve düşük dereceli hastalığı olan kadınlarda hormonal tedavi ile rahmi koruma düşünülebilir. Bu yaklaşım yalnızca dikkatli seçilmiş hastalarda, sıkı takip altında ve jinekolojik onkolog denetiminde uygulanır; kendi başına denenecek bir yöntem değildir.
Endometrium kanserinde iyileşme şansı nedir?
Endometrium kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Hastaların yaklaşık dörtte üçü hastalık henüz rahimle sınırlıyken tanı alır. Rahimle sınırlı hastalıkta beş yıllık sağkalım oranları uluslararası verilerde yüzde 90’ın üzerine çıkabilirken, hastalık uzak organlara yayıldığında bu oran belirgin biçimde düşer.
Bu rakamların bana öğrettiği şey çok basit: Aradaki fark çoğu zaman tanıdaki zamandır. Aynı hastalık, kanamanın hemen ardından değerlendirilirse çok iyi bir prognozla, aylarca ertelenirse çok daha zorlu bir tabloyla karşımıza çıkabilir. Bu yüzden kanama şikâyetini “belki geçer” diye ertelemeyin.
Endometrium kanserinden korunmak mümkün mü?
Kesin korunma yöntemi yoktur ancak riski azaltacak adımlar vardır:
- İdeal kilonuzu korumaya ve diyabeti iyi kontrol etmeye çalışın
- Düzensiz adet düzeni olan kadınlarda uzun süre tedavisiz beklemeyin
- Menopozda hormon tedavisi alıyorsanız mutlaka doktor kontrolünde ve doğru kombinasyonla kullanın
- Tamoksifen kullanıyorsanız düzenli jinekolojik kontrolleri aksatmayın
- Ailenizde rahim, kalın bağırsak veya yumurtalık kanseri öyküsü varsa genetik değerlendirme için doktorunuza danışın
- En önemlisi, anormal kanamayı ertelemeyin
Sık sorulan sorular
Endometrium kanseri ile rahim kanseri aynı şey mi?
Günlük kullanımda “rahim kanseri” genellikle endometrium kanseri anlamında kullanılır. Ancak rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) ayrı bir hastalıktır. Endometrium kanseri rahmin iç tabakasından, rahim ağzı kanseri ise rahmin alt kısmındaki rahim ağzından kaynaklanır.
Menopozda hafif lekelenme normal midir?
Hayır, menopozdan sonra görülen her türlü kanama veya lekelenme değerlendirilmelidir. Çoğu zaman nedeni iyi huyludur ancak bunu söylemek için muayene, ultrason ve gerektiğinde doku örneklemesi gerekir.
Endometrium kanseri belirti vermeden ilerleyebilir mi?
Büyük çoğunlukla erken dönemde kanama ile kendini gösterir. Nadiren kanama olmadan da hastalık saptanabilir; bu nedenle menopoz sonrası dönemde ultrasonda rahim iç tabakası kalın görünen kadınlar da dikkatle değerlendirilir.
Rahim duvarı kalınlaşması kansere dönüşür mü?
Her kalınlaşma kanser değildir. Endometrial hiperplazi, özellikle atipi içeriyorsa kansere dönüşme veya halihazırda kanserle birlikte bulunma riski taşır. Bu nedenle kalınlaşmanın tipi, patoloji sonucuna göre belirlenir ve tedavi ya da yakın takip planlanır.
Endometrium kanseri kalıtsal mıdır?
Çoğu endometrium kanseri kalıtsal değildir. Ancak yaklaşık her yirmi hastadan birinde Lynch sendromu gibi kalıtsal bir zemin bulunabilir. Genç yaşta tanı alanlarda veya ailesinde birden fazla ilişkili kanser öyküsü olanlarda genetik değerlendirme önerilir.
Endometrium kanseri tamamen iyileşir mi?
Erken evrede tanı konulduğunda cerrahi tedavi ile çok sayıda hasta tamamen iyileşir. İlerlemiş evrelerde de modern tedavilerle hastalık kontrol altına alınabilir. Tedavi sonrası düzenli takip, olası bir nüksü erken yakalamak için önemlidir.
Kanamanızı önemseyin
Endometrium kanseri, erken fark edildiğinde başarıyla tedavi edilebilen bir hastalıktır ve kanama, bu hastalığın bize verdiği en değerli erken uyarıdır. Menopozdan sonra tek bir damla bile kanama gördüyseniz, ya da menopoz öncesi dönemde olağan dışı bir kanama düzeniniz varsa, beklemeyin ve bir uzmana başvurun. Erken teşhis hayat kurtarabilir.
Şikâyetlerinizle ilgili değerlendirme veya ikinci görüş için bana iletişim sayfamdan ya da WhatsApp üzerinden (+90 536 813 79 40) ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel tıbbi muayene, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurunuz.





