HPV (Human Papillomavirus) Tanı ve Tedavisi
HPV nedir?
HPV (human papillomavirus, insan papilloma virüs) rahim ağzı kanserine ve genital siğillere (kondilom) neden olabilen bir virustur. Dünyada cinsel yol ile bulaşan en yaygın hastalıktır. HPV ile rahim ağzı kanseri arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur. Rahim ağzı kanserlerinin çoğundan HPV sorumludur.
İnsan Papilloma Virüsü — kısaca HPV — dünya genelinde en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre cinsel açıdan aktif bireylerin büyük çoğunluğu hayatlarının bir döneminde HPV ile karşılaşmaktadır. Ancak bu rakam sizi korkutmasın; HPV enfeksiyonlarının büyük kısmı hiçbir belirti vermeden, bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenir.
Rahim ağzı kanseri kadınlarda sık görülen jinekolojik kanserlerden biridir ve tüm dünyada yıllık yaklaşık 500.000 kadın serviks kanseri (rahim ağzı kanseri) tanısı almakta, yaklaşık 280.000 kadın ise serviks kanserinden hayatını kaybetmektedir.
Peki, önemli bir sağlık sorunu olan rahim ağzı kanserine neden olan bu virus nasıl bulaşır, bulaştıktan sonraki süreç nasıldır ve tedavisi var mıdır?
HPV belirtileri nelerdir?
HPV’nin en sinsi özelliği, büyük çoğunlukla hiçbir belirti vermemesidir. Enfeksiyonu taşıyan kişi, farkında olmadan virüsü partnere bulaştırabilir. Bu nedenle düzenli jinekolojik kontrol ve HPV testi son derece önemlidir.
Belirli HPV suşlarının yol açabileceği başlıca belirtiler şunlardır:
1. Genital Siğiller (Kondilom)
Düşük riskli HPV 6 ve HPV 11 suşlarına bağlı olarak gelişir. Genital bölgede, anüs çevresinde ya da bazen ağız içinde küçük, et rengi veya gri renkli çıkıntılar şeklinde görülür. Karnabahar görünümü alabilirler. Kaşıntı veya hafif kanama yapabilirler, ancak genellikle ağrısızdırlar.
2. Rahim Ağzı Hücre Değişiklikleri (Servikal Displazi)
Yüksek riskli HPV suşları, rahim ağzındaki hücrelerde anormal değişikliklere neden olabilir. Bu değişiklikler (servikal displazi veya CIN — Servikal İntraepitelyal Neoplazi) erken evrede hiçbir belirti vermez ve yalnızca smear testi (Pap smear) ya da kolposkopi ile saptanabilir. Tedavi edilmezse zamanla rahim ağzı kanserine dönüşme potansiyeli taşır.
3. Ağız ve Boğaz Lezyonları
Oral HPV enfeksiyonları, özellikle HPV 16, orofarenks (ağız-boğaz bölgesi) kanserlerinin önemli bir nedenidir. Belirtiler arasında boğazda yabancı cisim hissi, ses kısıklığı veya yutma güçlüğü sayılabilir; ancak bu belirtiler ileri evreye kadar görülmeyebilir.
4. Rekürren Respiratuar Papillomatozis
Nadir görülen bu durumda HPV, hava yollarında siğile benzer oluşumlara yol açar. Ses kısıklığı ve nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterir.
HPV nasıl teşhis edilir?
Kadınlarda HPV testi genellikle iki yöntemle yapılır:
- Pap Smear (Servikal Sitoloji): Rahim ağzından alınan hücreleri inceler; anormal hücre değişikliklerini saptar.
- HPV DNA Testi: Rahim ağzından alınan örnekte yüksek riskli HPV suşlarının varlığını araştırır. Pap smear ile birlikte uygulanabilir (ko-test).
Erkeklerde ise onaylanmış standart bir HPV testi şu an için bulunmamaktadır. Genital siğil gibi görünür belirtiler fizik muayene ile değerlendirilir.
HPV tedavisi nasıl yapılır?
Pek çok kişinin merak ettiği en önemli sorulardan biri şudur: HPV tedavisi mümkün mü?
Şu an için HPV virüsünü tamamen yok eden onaylı bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak:
- Bağışıklık sistemi, enfeksiyonların büyük bölümünü (%80-90) 1-2 yıl içinde kendiliğinden temizleyebilir.
- Semptom tedavisi mümkündür: Siğiller çeşitli yöntemlerle giderilebilir.
- Hücre değişiklikleri erken evrede tespit edilirse, kanser gelişmeden müdahale edilebilir.
HPV Siğil Tedavisi (Kondilom Tedavisi)
| Yöntem | Nasıl Uygulanır? |
|---|---|
| Podofillotoksin krem/jel | Hasta tarafından evde uygulanır |
| İmikimod krem | Bağışıklık sistemi uyarıcı; evde uygulanır |
| Triklorasetik asit (TCA) | Doktor tarafından uygulanır |
| Kriyoterapi (dondurma) | Sıvı azotla siğilin dondurularak yok edilmesi |
| Lazer tedavisi | İleri ya da geniş lezyonlarda tercih edilir |
| Cerrahi eksizyon | Büyük ya da dirençli siğillerde uygulanır |
Önemli: Eczaneden satın alınan siğil ilaçları, genital siğil için kullanılmamalıdır. Tedavi planı mutlaka bir doktor tarafından belirlenmelidir.
HPV’den korunma: Aşı ve Diğer Önlemler
HPV enfeksiyonundan korunmanın en etkili yolu HPV aşısıdır.
HPV aşısı kimlere yapılır?
- 9-14 yaş arası kız ve erkek çocuklar: Cinsel aktivite başlamadan önce yapıldığında en yüksek korumayı sağlar; 2 doz yeterlidir.
- 15-26 yaş arası genç yetişkinler: 3 doz şemasıyla uygulanır.
- 27-45 yaş: Doktor değerlendirmesiyle aşı önerilebilir.
Türkiye’de Gardasil 9 (9 suşa karşı koruma sağlayan) aşısı kullanılmaktadır.
Diğer Koruyucu Önlemler
- Cinsel ilişkilerde kondom kullanımı (riski tamamen ortadan kaldırmasa da önemli ölçüde azaltır)
- Düzenli smear testi ve HPV taraması (25 yaşından itibaren her 3-5 yılda bir)
- Az sayıda cinsel partner
- Sigara içmemek (sigara, HPV kaynaklı kanser riskini artırır)
HPV enfeksiyonu sıklığı ve bulaşma yolları nelerdir?
Yapılan çalışmalarda genç kadınlarda HPV görülme sıklığının yaklaşık %20 olduğu bulunmuştur. Yani ülkemizde yaklaşık her 5 kadından birinde HPV enfeksiyonu mevcuttur. HPV en sık cinsel ilişki sırasında bulaşır. HPV bulaşma riski cinsel partner sayısı ile artar.
HPV vücuda bulaştıktan sonra nasıl bir seyir izler?
Düşük riskli HPV tipleri (tip 6 ve 11) dış genital organlara yerleşir ve genital siğillere neden olur. Yüksek riskli HPV tipleri (HPV 16, HPV 18, HPV 31, HPV 33,35,45,51,52..) ise rahim ağzına yerleşir ve rahim ağzı kanseri açısından risk oluşturur.
HPV enfeksiyonuna bağlı hayati risk oluşturan durum da rahim ağzı kanseridir. Ancak rahim ağzına HPV bulaşan her kadın rahim ağzı kanseri olmaz. Bir çok kadında, rahim ağzına bulaşan HPV bağışıklık sistemi tarafından rahim ağzından temizlenir ve kanser süreci başlamaz.
Rahim ağzında kalıcı olan hastalarda ise kanser süreci başlar. Hücre DNA’sına giren HPV, kansere yol açan genetik değişikliklere neden olur ve kontrolsüz hücre çoğalması başlar. HPV, rahim ağzında kalıcı olduktan sonra kanser hemen oluşmaz. Rahim ağzı kanseri, kalıcı HPV enfeksiyonundan yıllar sonra (yaklaşık 5-10 yıl) ortaya çıkar. Rahim ağzı kanseri oluşmadan önce bazı öncü hastalıklar oluşur.
Rahim ağzı kanserinin öncü hastalıklarına CİN1, CİN2, CİN3 denir. CİN3, rahim ağzı kanserinden önceki son duraktır. Hastalık bu öncü aşamları yıllar içerisinde geçtikten sonra kansere ilerler. Bu nedenle düzenli olarak kontrollerini yaptıran bir kadında rahim ağzı kanseri olmadan tedavi mümkündür.
HPV tanısı nasıl konulur? HPV testi nasıl yapılır?
Rahim ağzından alınan özel bir örnek ile HPV tanısı mümkündür (HPV testi). HPV pcr testi ile rahim ağzında HPV olup olmadığı ve varsa hangi HPV tipinin pozitif olduğu saptanabilir.
HPV testi, rahim ağzı pap smear (sürüntü) testinden farklı bir testtir. Rahim ağzı kanseri riskini saptamada HPV testi en başarılı testtir ve PAP smear testinden daha etkilidir.
HPV testi fiyatı, laboratuvar kalitesine ve kullanılan PCR kiti kalitesine göre değişmektedir. Ayrıca tiplendirme, yani hangi HPV tipinin pozitif olduğunun saptanması da fiyatı etkilemektedir.
HPV’nin tedavisi var mı?
HPV’yi doğrudan hedef alan ve vücuttan temizleyen bir ilaç tedavisi maalesef mevcut değildir. Bu nedenle bağışıklık sistemimiz, HPV ile mücadelede en önemli silahtır.
HPV bulaşı sonrası en sık görülen durum bağışıklık sistemi tarafından HPV’nin vücuttan elimine olmasıdır. Yani HPV ilk 1 yıl içerisinde bağışıklık sistemi ile vücuttan temizlenir. Ancak bazı hastalarda ise bağışıklık sistemi HPV’yi vücuttan temizleyemez ve rahim ağzında kalıcı bir HPV enfeksiyonu oluşur. Kalıcı HPV enfeksiyonu ise rahim ağzı kanseri sürecini başlatır. Peki neden bazı hastalarda HPV bağışıklık sistemi ile vücuttan temizlenirken bazı hastalarda kalıcı olmakta ve rahim ağzı kanserine neden olmaktadır?
HPV’nin rahim ağzında kalıcı olma riskini artıran faktörler nelerdir?
- Sigara içmek
- Alkol tüketmek
- Bağışıklık siteminin zayıf olması
- Uyku düzenin bozuk olması
- Dengesiz ve sağlıksız beslenme
HPV’nin vücuttan temizlenmesini kolaylaştıran faktörler nelerdir?
- Bağışıklık sisteminin güçlü olması
- Düzenli uyku
- Dengeli ve doğal beslenme
- Düzenli egzersiz
- Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren takviyeler
HPV’nin doğrudan bir ilaç tedavisi olmadığı için bağışıklık sistemin HPV’ye karşı active hale getiren takviyeler son derece önemlidir. HPV’nin vücuttan temizlenmesini kolaylaştırmak ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için kullanılan takviye tedavilerin faydasını gösteren bilimsel tedaviler her geçen gün artmaktadır. Bu alanda en yoğun çalışılan ürünlerden biri AHCC’dir.
AHCC nedir? AHCC HPV tedavisinde etkili midir?
HPV’nin doğrudan bir ilaç tedavisi yoktur, HPV’yi bir ilaçla öldürmek veya yok etmek mümkün değildir. HPV’yi tedavi etmenin yani vücuttan atmanın tek yolu bağışıklık sistemini kuvvetlendirip HPV’ye karşı aktif hale getirmektir. AHCC, bağışıklık sistemini destekleyen, kuvvetlendiren ve HPV’ye karşı aktive hale getiren bitkisel bir takviyedir. AHCC (Active Hexose Correlated Compound/ aktif heksoz ilişkili bileşik), alfa-glukan temelli doğal bir maddedir ve shiitake içeren bir mantar sınıfına aittir. Shiitake Güneydoğu Asya’da Kara orman mantarı ya da imparator mantarı olarak bilinen, İmparatorluk Japonyasında sadece imparatorlar tarafından kullanılıp tüketilen bir mantar türüdür. AHCC, bağışıklık sisteminin bir çok hücresinin fonksiyonunu aktive etmektedir;
- Makrofaj
- T lenfositler
- NK hücreleri

AHCC’nin bir antioksidan görevi gördüğü ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek HPV’nin vücuttan temizlenmesine yardımcı olduğu yönelik ABD`de yapılmış 30’dan fazla çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmalardan en önemlilerden birisi, Houston, Texas’ta yapılmış (The relationship between the usage of AHCC supplements and HR-HPV infections) ve bu çalışmada AHCC kullanılan grupta, yüksek riskli HPV’nin vücüttan temizlenme oranlarının, AHCC kullanmayan gruba göre 2 kat daha yüksek bulunmuştur. Sonrasında Mart 2019 da yapılan faz 2 çalışmada ise 6 ay AHCC kullanan grupta HPV’den temizlenme oranı %63.4 iken, kullanmayan grupta ise %10.5 bulunmuştur.
AHCC’nin ayrıca kanser tedavisi gören hastalarda da bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek tedavi başarısının artmasına katkıda bulunduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur.
AHCC, Japonya ve Çin’de kullanılan en yaygın kullanılan destek tedavisi ürünüdür. Japonyada, kanser hastaları tarafından 2.sıklıkta kullanılan destek tedavisidir. Bir çok insan genel sağlığını ve bağışıklık sistemini desteklemek için AHCC kullanmaktadır ve bağışıklık sistemini destekleyen doğal ürünler içerisinde en çok çalışılan etken maddedir.
HPV tansı ve tedavisinde tecrübe çok önemlidir. Avrupa akredite ONKOJİNEKOLOG Prof.Dr.Gökhan BOYRAZ bugüne kadar, 36 farklı ülkeden hastaya yüzlerce hastanın tedavisini yapmıştır. Tüm Dünya’ dan ve Türkiye’nin dört bir yanından bu konuda hastalarına hizmet vermeye devam etmektedir. HPV testinin pozitif ise takip ve tedavi için ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
1. HPV cinsel ilişki olmadan bulaşır mı?
HPV esas olarak cinsel temas yoluyla bulaşır. Ancak virüs, genital bölge deri temasıyla da — penetrasyon olmaksızın — bulaşabilir. Toilet, havlu veya kapı kolu gibi yüzeylerden bulaşma son derece nadir görülür ve tıbbi literatürde belgelenmiş kanıtları oldukça sınırlıdır.
2. Hamilelikte HPV tehlikeli midir?
Hamilelik sırasında HPV enfeksiyonu genellikle anne ya da bebek için ciddi risk oluşturmaz. Ancak genital siğil varlığında doğum kanalında lezyonlar büyüyebilir. Doğum sırasında nadiren virüs bebeğe geçerek yenidoğanda solunum yollarında papilloma oluşumuna (rekürren respiratuar papillomatozis) neden olabilir. Bu nedenle hamilelikte siğil saptanırsa mutlaka doktor gözetiminde takip edilmelidir.
3. HPV olan kişi partnerine her ilişkide virüsü bulaştırır mı?
HPV bulaştırma riski, virüsün vücudun hangi evresinde olduğuyla yakından ilişkilidir. Aktif enfeksiyon döneminde bulaşma riski daha yüksektir. Bağışıklık sistemi virüsü baskılamışsa risk azalır; ancak tamamen sıfırlanmaz. Bir ilişkide HPV teşhisi konulmuşsa partnerlerden birinin de doktor tarafından değerlendirilmesi önerilir.
4. HPV geçtikten sonra tekrar bulaşabilir mi?
Bir HPV suşuna karşı bağışıklık geliştirmek mümkündür; ancak bu, diğer HPV suşlarına karşı koruma sağlamaz. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıfladığında latent (uyuyan) virüs yeniden aktive olabilir. Bu nedenle HPV geçirilmiş olsa bile düzenli taramalar ihmal edilmemelidir.
5. HPV aşısı yaptırdıktan sonra smear testi yaptırmam gerekir mi?
Evet, kesinlikle gerekir. HPV aşısı tüm suşlara karşı %100 koruma sağlamaz; Gardasil 9 dokuz suşa karşı etkilidir. Aşı öncesinde maruz kalınan suşlara karşı ise aşının etkisi yoktur. Bu nedenle aşı yaptırmış kadınların da ulusal tarama programlarına göre düzenli smear testi yaptırmaya devam etmesi şarttır.
6. Erkeklerde HPV nasıl anlaşılır?
Erkeklerde onaylı bir HPV tarama testi bulunmamaktadır. Genital siğil gibi görünür belirtiler fizik muayene ile değerlendirilir. HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli suşlarla ilişkili penis ya da anal kanser riski taşıyan erkeklerde ise doktor önerisiyle anal Pap smear uygulanabilir. HPV aşısı, erkekler için de etkili bir koruma yöntemidir.
7. HPV siğiller geçtikten sonra virüs de gitti mi?
Siğillerin tedaviyle ortadan kalkması, virüsün de tamamen temizlendiği anlamına gelmez. Virüs hücrelerde latent olarak varlığını sürdürebilir ve semptomlar ilerleyen dönemde tekrarlayabilir. Bağışıklık sistemi güçlü kaldığı sürece bu tür nüksler azalır. Sağlıklı yaşam, sigara içmemek ve stres yönetimi bağışıklık sistemini güçlendirerek nüks riskini azaltır.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar için lütfen bir sağlık uzmanına başvurunuz.
İstanbul Onkojinekoloji Kliniği
Prof.Dr.Gökhan BOYRAZ
Avrupa Akredite Kanser Cerrahisi Uzmanı





